Dünya
İstenmayen Bebek için Babybox
İstenmayen Bebek için Babybox
2014 Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapacak olan Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki Soçi kentinde, yeni doğan bebeklerini istemeyen anneler için doğumevi ve devlet binalarının yanında ‘Baby-Box’ isimli özel kutular oluşturuldu. İsteyen aileler devletin korumasına vermek üzere yeni doğan bebeklerini bu kutulara bırakabiliyor. Bebeğin kutuya bırakıldıktan sonra kapısının kapanır kapanmaz aydınlatma, klima ve ısıtma sistemlerinin hemen çalışmaya başladığını söyleyen yetkililer, Annenin bebeğini geri almak için sadece 30 saniye zamanı olduğuna işaret ediyor. Bu sürenin ardından kutunun kapılarının tamamen kapatıldığı ve sosyal hizmetler dairesi ile doğumevine özel bir sinyal gittiği belirtilirken, kutunun dış penceresinde ise kırmızı ışık yanmaya başlıyor. Bu sinyalin ardından doğumevi görevlileri kutudaki bebeği alıyor.
Dünya bu olayı konuşuyor! (Video)

İngiltere’nin Galler bölgesinde karavanların bulunduğu bir kayalıkta toprak kayması meydana geldi. Yaşanan heyelanda, 15 karavan neredeyse 60 metre yükseklikten, sahile düşme tehlikesi geçirdi.
Yılın bu zamanları karavan sahiplerinin parkta bulunmadıklarını bu yüzden şans eseri ölen yada yaralanın olmadığı belirtildi. Olay esnasında, kampta bulunan 15 karavandan sadece bir tanesinde bir kadının bulunduğu ve onunda yara almadan kurtulduğu belirtildi. Kadın bembeyaz bir suratla karavandan çıkartıldı. Görgü tanıkları oluşan toprak kaymalarının havai fişek gibi ses çıkardıklarını iddia ediyorlar. Onlarca insanın hayatını tehlikeye atan heyelan, tüm İngiltere basınında manşet oldu.
Kulaklar Hayat Kurtardı.. (Foto)
Olay hangi ülkede gelişiyor hiçbir bilgi yok. Bu tip apartmanların varlığını biliyoruz. Penceresi balkonumsu ve demir parmaklıklarla çevrili. Ama nedense ebeveynlerin aklına çocukları için tehlike oluşturabileceği gelmez. Bir genç kardeşimiz de bu durum ile karşı karşıyaka kalmış.
Ve şaka gibi kulakları sayesinde aşağı düşmekten kurtulmuş. Aha resim;
Japonlardan anlamlı yardım: Başar Türkiye
Van’da meydana gelen şiddetli depremin ardından Japonlar Tokyo’daki Türkiye Büyükelçiliğinin posta kutusuna içerisinde para olan zarflar ve destek mesajları olan mektuplar atarak kaçıyor.
Türkiye’nin bu yıl martta Japonya’da meydana gelen depremin ardından yardımlarını unutmayan vefakar Japonlar sessizce, içerisinde iyi dilek notları, başsağlığı mesajları içeren para dolu zarflar bırakmaya başladı.
İçerisinde Türkçe olarak “Türkiye kurtarma için” gibi Türkçe ifadelerin de bulunduğu birçoğu isimsiz zarflardaki paralar Türkiye’nin Tokyo Büyükelçiliğinde toplanmaya başladı.
Mektuplar arasında 5 yaşındaki bir çocuğun “Ganbatte Türkiye” Başar Türkiye!” notu da posta kutusuna atılan zarflar arasında en çok dikkati çekenlerden.
Para zarflarının içerisinden bazıları isimsiz ya da sadece yaş ve cinsiyetin belirtildiği notlarda ise şu ifadeler yer alıyor:
“Depremden mağdur kalan insanlara, geçmiş olsun demek istiyorum. Mart’ta Japonya’da olan deprem sırasındaki yardımlarınıza bir Japon vatandaşı olarak teşekkür etmek isterim” “Van’da meydana gelen depremin çok büyük hasara yol açtığını öğrendim.
Bir Japon vatandaşı olarak, oradaki kurtarma operasyonlari ve durumun normal hale gelmesi için yardımcı olmak istedim”
“Miktar az ama deprem mağdurları için kullanılırsa savinirim. Hasarın daha büyük olmamasını diliyorum” “Van depreminde hayatlarını kaybedenlerin yakınlarına en derin taziyelerimi iletir, depremden etkilenen herkese geçmiş olsun demek isterim. 11 martta yaşanan Japonya büyük felaketinde ülkenizden bir sürü yardım malzemesi ve bağış katkılarınızı almıştık. Teşekkür ederiz. Bu sefer ise ben size yardımcı olmak istedim. (erkek, Fukuşima’da yaşıyor)”
“Öncelikle başsağılığı diliyorum. Aynı yılda aynı kıtanın iki farklı ucunda büyük felaketin olmasına çok üzgünüm. Mesleğim öğretmenlik (lisede dünya tarihi) olduğundan ülkenizin tarihi, Türk insanların cesaretini, Atatürk’ün büyüklüğünü de iyi biliyorum. En kısa zamanda mağdurların hayatının normal hale gelmesini diliyorum ve iki ülke arasındaki dostluğunun daha da gelişmesini diliyorum”
“Depremden mağdur olan insanlara geçmiş olsun demek istiyorum. Martta Japonya’da olan deprem zamanındaki yardımlarınızdan ötürü bir Japon vatandaşı olarak size teşekkür etmek isterim”
“Meiji döneminden itibaren sürdürülen iki ülke arasındaki dostluğu ve İran-Irak savaşı sırasında Tahran’daki Japonları kurtardığınız için, Vakayama eyaletinden biri olarak teşekkür etmek istiyorum. 2008 yılında ise Sayın Cumhurbaşkanınızın ziyaret etmesi de bizi çok sevindirmiştir. Geçmiş olsun”
Daha kendi yaralarını sarmadan…
Bu yaşanan ilginç yardım şekli ve notların ardından AA muhabirine konuşan Türkiye’nin Tokyo Büyükelçiliği Basın Müşaviri Sinan Kürün şu ana kadar posta kutusuna atılan zarf içerisindeki para miktarının binlerce doları bulduğunu ve halen bu durumun devam ettiğini söyledi.
Bu durumun Türkiye ile Japonya’nın halkları ve devletleri arasında felaket durumlarında yardımlaşma ve dayanışma duygusunun çok güzel bir örneği olduğunu vurgulayan Kürün, bu durumun gerçekten örnek gösterilecek birşey olduğunu kaydetti.
Kürün, posta kutusu yardımları dışında Japonya’nın en büyük süpermarket zincirinin başkanının da gelerek 5 milyon yenlik bir çeki Maslahatgüzar Tunç Angılı’ya teslim ettiğini belirterek, Türkiye’deki bazı il ve ilçelerle kardeş olan Japon kentlerinin kendi yaptığı organizasyonlarla sokaklarda sandıklar ve bağış kutuları açmak suretiyle yardım topladığını aktardı.
Tokyo’daki Türk Büyükelçiliğinin posta kutusuna atılan zarfların bazılarının nükleer felaketten etkilenen Fukişima ve depremin en yoğun hissedildiği kuzeydoğu bölgelerden geldiğini söyleyen Kürün, 9.0 büyüklüğündeki depremden sonra daha kendi yaralarını saramayan bölge halkının Türkiye’nin yardımlarından etkilenip yardım göndermesinden ötürü elçilik personelinin çok duygulandığını ifade etti.
Kürün, büyükelçiliğin posta kutusunun caddede olduğunu ve Japonların zarfı atıp kaçarken özellikle görünmek istemediklerini belirterek, bu tutumlarının da kendilerini etkilediğini belirtti.
Japon çocuklarının da Türk ve Japon bayrağı çizilmiş kağıtlar içerisinde posta kutusuna para attığını söyleyen Kürün, yardımların her geçen dakika arttığını sözlerine ekledi.
Halktan gelen yardımlar 100 bin doları geçti
Elçilikteki yetkililer şu ana kadar Japonlardan gelen yardımların 100 bin doların üzerinde olduğunu ve Japonlardan sürekli telefon, elektronik posta ve mektup aldıklarını kaydediyor.
Japonya, devlet olarak da Türkiye’ye Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı aracılığıyla 30 milyon Japon yeni (yaklaşık 400 bin ABD doları) ile çadır ve acil yardım malzemesi sağlamaya karar vermişti.
“CIRT” Havayolundan Kokpit Camına Bant
“CIRT” Havayolundan Kokpit Camına Bant
200 yolcuyu taşıyan bir uçağın pilot kabininin camı, bantla sağlamlaştırıldı. Düşmek üzere olan cam, bantla sağlamlaştırıldıktan sonra uçak havalimanından ayrıldı. Ancak pilotun, bantın açılmak üzere olduğunu görmesi ve camdan garip sesler geldiğini duyması sonucunda uçak kalktıktan 20 dakika sonra havalimanına geri döndü. İrlanda Havacılık Otoritesi ise camın, yeni takıldığı için sağlamlaştırmak üzere bantlandığını, ortada bir tehlike bulunmadığını öne sürdü. Uçaktaki yolculardan Anthony Neal (33), “Çok korktuk. Bir felaket yaşanabilirdi” dedi.
İnanılmaz hatıra fotoğrafı

Ülkenin kuzeyindeki Darwin kenti yakınlarında Adelaide Nehri’nde sık sık yapılan timsah fotoğrafı çekme turlarına katılan bir aile gördükleri manzara karşısında ne yapacaklarını şaşırdılar. Avustralya’da yayınlanan Northern Territory News’ta foto muhabiri olarak çalışan Katrina Bridgeford, iki çocuğu Jordan ve Dylan’la birlikte Adelaide Nehri’nde timsah fotoğrafı çekmek için tekneyle açıldılar.
Diğer turistler gibi kendilerinin de bir buçuk-iki metrelik timsah fotoğrafları çekeceklerini sanan çocuklar, timsahların sudan çıkması için et uzattılar. Ancak uzatılan eti alması beklenen bir buçuk-iki metrelik bir timsah yerine sudan dev bir yaratık çıkınca, aile hayatlarının hatıra fotoğrafını çekmiş oldu. Adelaide Nehri’ndeki korucuların “Brutus” adını verdikleri 80 yaşındaki, 6 metrelik timsah dev gövdesini sudan çıkarıp Jordan’ın elindeki eti kapmayı başarırken, ortaya da bu görüntü çıktı. (DHA)
Sosyalizm yolunda gaza basacak

Küba’da kanser ameliyatı olduktan sonra ülkesine dönen Chavez, televizyonda canlı yayınlanan, üniversite öğrencilerinin katıldığı bir programa telefonla yaptığı acıklamada, muhaliflerin boşuna iktidardan ayrılacağını ummamaları gerektiğini söyledi. Chavez, Venezuelalıların beklemesi gereken tek değişimin kapitalizmden sosyalizme giden yegane yol olduğunu belirtti. (AA)
İşte dünyanın en yeni ülkesi

JUBA – Afrika’nın en geniş ülkesi Sudan, yarın Güney Sudan’ın bağımsızlığını ilan etmesi ile birlikte resmen ikiye bölünüyor. Güney Sudanlılar bağımsızlık günü arifesinde başkent Juba caddelerinde kendilerine özgü danslarıyla bağımsızlık gününe hazırlanıyorlar.Bölgenin en geniş topraklarına sahip ülkesi Sudan, 9 Ocak’taki referandumla kritik bir karara varmıştı. 22 yıllık iç savaşa son veren 2005′teki anlaşma uyarınca Güney Sudanlılar, bu referandum sonucu ile Hartum’dan ayrılma kararı almıştı. Petrolün yüzde 80′ini elinde bulunduran Güney Sudan, yarın da bağımsızlığını açıklaması ile birlikte dünyanın en genç devleti olacak, 2008′de bağımsız olan Kosova’dan bu ünvanı devralacak. “Siyam İkizleri” olarak adlandırılan Güney ve Kuzey Sudan’ın nasıl ayrılacağına dair büyük bir belirsizlik sürerken, Kuzey ve Güney Sudan için petrol, doğal kaynaklar ve Abyei bölgesi sorunu hala devam ediyor.
1956 yılına kadar Mısır ve İngiltere yönetiminde kalan Sudan bağımsız olmadan 1 yıl önce iç savaş ile tanışmış. 1955-1972 arasında süren ilk iç savaş, ülkede birçok darbenin, isyanın ve devrimin yaşanmasına sebep oldu. 1983′e kadar nisbeten barış ve huzuru yakalayan Sudan o yıl kurulan Sudan Halkı Bağımsızlık Hareketi (SPLA) adlı örgütünün ayrılığı amaçlayan silahlı mücadelesi ile yeniden iç çatışmaların yoğunlaştığı bir ülke haline geldi.2005′te iç savaşı sona erdiren barış antlaşmasında Güney Sudan’a özerklik verilirken, 2010 yılında tam bağımsızlık için referanduma gidilmesine karar verilmişti. Bir yıl ertelenerek 9 Ocak 2011′de yapılan referandumda nihai karar verilmiş ve Güney Sudan resmen bağımsızlığa giden yolda önemli bir adım atmıştı.
BÖLGEYE BÜYÜK YARDIMLAR
Bu süreçte başta ABD, Çin, BM ve çok sayıda AB ülkesi Güney Sudan’a büyük yardımlar yapmış. İç savaş nedeniyle Afrika’nın en fakir bölgelerinden biri sayılan Güney Sudan referandum sürecinden bu yana adeta şantiye görünümünde. Başkent Juba’da yeni bir havaalanı, yeni bakanlık hizmet binaları, Eğitim ve Sağlık kuruluşlarının yapımında özellikle Çinli müteahhit firmalarının yoğunlukları gözleniyor. Çinlilerin aktif oldukları bir diğer sektör ise oteller. Başkent Juba’daki büyük 3 otel Çinlilere ait.Kuzey ve Güney Sudan arasındaki en önemli mesele hiç şüphesiz petrol gelirlerinin nasıl paylaşılacağı. Petrol kaynaklarının büyük bir kısmı Güney Sudan da bulunsa da petrolü dünya pazarıyla buluşturabilecek alt yapı merkezi hükümetin bulunduğu kuzeyde yer alıyor. 5 petrol yatağı kuzeyde, 8 petrol yatağı da güneyde bulunuyor. Güney’de hiç rafineri bulunmazken, kuzeyde iki adet rafineri var. Sudan’da üretilen günlük 500 bin varil petrolün sadece beşte biri kuzeyden çıkartılıyor.Siyasi istikrarsızlık ve çatışmaların batılı enerji firmalarının Sudan pazarından uzak tutması, Çinli ve Hintli petrol şirketlerinin Sudan pazarına girmesine yol açmış. Sudan petrol ihracatının yüzde 65′ini elinde bulunduran Çin’in yanı sıra Malezya, Endonezya, Hindistan, İtalya ve Fransa menşeli şirketler de ülkede faaliyet gösteriyor.
JUBALILAR YENİ ÜLKEYE HAZIR
Güney Sudan’ın başkenti olarak belirlenen Juba’da, bağımsızlık günü için çalışmalar deyim yerindeyse 24 saat aralıksız sürüyor. Çok sayıda kabilenin birlikte yaşadığı Güney Sudan’da sabahın ilk ışıkları ile birlikte bağımsızlık kutlamalarına başlıyorlar. Güney’in en büyük kabileleri olan “Dinga”, “Nuer” ve diğer yerel kabilelerin katılımı ile yapılan kutlamalar ilginç görüntülere de sahne oluyor. Bu arada başkent sokaklarında evler restora edilerek, bağımsızlık gününe hazırlanıyor. Başkent Juba sokaklarında, “Happy Independence day” ve eski lderleri “Garang” ve şimdiki başkanları “Kiir”in resimleri yer alıyor. Ellerinde ve araçlarında yeni ülkelerinin bayraklarını taşıyan Güney Sudanlılar milli marşlarını da her yerde çalıyorlar.
‘YENİ VATANIMIZI KURMAYA HAZIRIZ’
Güney Sudan Hükümet sözcüsü ve Enformasyon Bakanı Barnaba Marial Benjamin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 27 yıldır büyük savaşlar yaptıklarını, çok büyük acı ve kayıplar yaşadıklarını söyledi. “Acı dolu günler yaşadık ve bağımsızlığı hak ettik” diyen Bakan Benjamin yeni vatanlarını kurmaya hazır olduklarını kaydetti. Böyle bir gün için çok büyük çabalar sarfettiklerini ifade eden Benjamin, “Yeni ülkemiz demokratik, özgür ve güvenli olacak. Büyük imkanlarımız var onları yatırım ve insanlarımızın zenginliği için kullanacağız” ifadelerini kullandı.(AA)
Atlantis uzay yolculuğuna başladı

AFP muhabiri, Cape Canaveral hava üssünden Uluslararası Uzay İstasyonu’na doğru son seferine çıkan mekikte biri kadın dört astronot bulunduğunu bildirdi. Atlantis, bu son uçuşunda Uluslararası Uzay İstasyonu’na bir yıllık malzeme götürecek.
Son seferin ardından filonun üç mekiği Amerikan müzelerine kaldırılacak ve ABD, yeni uzay aracını devreye sokacağı en az 4 ya da 5 yıl süreyle Uluslararası Uzay İstasyonu’na astronotlarını göndermek için Rus Soyuz füzelerine bağımlı kalacak. (AA)
Komşu iflası oylayacak

ATİNA – Yunanistan bugün tarihinin en kritik günlerinden birini yaşayacak. Başkent Atina dün bir kez daha savaş alanına dönerken, parlamentoda 28 milyar euroluk ‘orta vadeli bütçe programı’ için bugün oylama yapılacak. En az 151 ‘Evet’ çıkmazsa AB ile IMF 110 milyar euroluk kredinin 12 milyar euroluk beşinci dilimini ödemeyecek ve 100-120 milyar euroluk yeni kredi için de görüşmeler dondurulacak. Bu durumda Yunanistan iflas edecek ve sonuçları kestirilemeyen bir kaosa sürüklenecek. AB Komisyonu’nun Ekonomik ve Parasal İşler Sorumlusu Olli Rehn, Yunanistan’ı iflastan kurtarmak için herhangi bir B planlarının olmadığını açıkladı.
Dün parlamentoda iktidar partisi PASOK ile muhalefet partileri arasında yoğun tartışmalar yaşandı. Başbakan Yorgo Papandreu, orta vadeli büçe programının oylanmasının, Yunanistan’ın ayakta kalabilmesi için yegâne fırsat olduğunu vurgulayarak “Oylamada evet demek tüm milletvekillerinin milli ve zaruri görevidir” dedi. 300 üyeli Yunan parlamentosunda 155 milletvekili bulunan PASOK’ta 5-6 milletvekilinin tavırlarının ne olacağı konusunda dün geç saatlere kadar şüpheler vardı.
Darbe tehdidine tepki
Bu arada, İspanyol ‘El Mundo’ gazetesindeki demecinde, orta vadeli bütçe programı oylanmazsa halkın bankalara hücum edeceğini ve ordunun da bankaları koruyabilmek için tankları devreye sokacağını söyleyen Başbakan Yardımcısı Teodoros Pangalos, partisi PASOK’tan yoğun tepki gördü. Milletvekillerinin Yorgo Papandreu’ya “Pangalos’u derhal görevden al. Yoksa bütçe programına evet demeyiz” mesajı yolladıkları ileri sürüldü.


